üriner sistem taşları

Üriner sistem taş hastalığı ürolojik hastalıklar içinde sıklık bakımından üçüncü sırayı almaktadır. Yetersiz sıvı
alımı ile beraber yüksek satürasyon oluşumu, önce kristallerin daha sonrada taşların ortaya çıkmasına neden
olur. Bir diğer etkende taş oluşumunu engelleyen ve "inhibitör" adı verilen maddelerin (sitrat, magenezyum vb.)
idrar konsantrasyonlarının düşük olmasıdır. Ayrıca idrar akımını
engelleyen tıkanıklık gibi durumlar taş oluşumunu kolaylaştırmaktadır.
Üriner sistem taş hastalığının gelişmiş toplumlarda görülme sıklığı
ortalama %3 civarındadır. Taş hastalığı en sık 30-60 yaş grubu
insanlarda görülmektedir. Bir kişinin taş hastalığına yakalanıp tedavi
olmasından sonra yeniden bu hastalığa yakalanma şansı %50
dolayındadır. Bu nedenle bir kez tedavi ile bu hastalıktan tamamen
kurtulmak mümkün olmadığından, hastanın uygun aralıklarla takip
edilmesi zorunludur.
Üriner sistem taş hastalıklarını kabaca 4 grup altında inceleyebiliriz.
1. Kalsiyum taşları: Tüm taşların %70-80'ini oluşturmaktadır. Kalsiyum,
oksalat ve ürik asidin idrarla fazla, sitratın az atılımı bu tip taş oluşması-
nı kolaylaştırmaktadır.
2. Ürik asit taşları: İdrar pH'sı asidik olanlarda, gut hastalığı olanlarda
ve barsak rezeksiyonu geçirenlerde sıktır.
3. Sistin taşları: Kalıtsal geçişli bir hastalık olan sistinüri varlığında
görülür.
4. Struvit (enfeksiyon) taşları: Adından da anlaşılacağı üzere idrar kültürlerinde Proteus, Pseudomonas,
Klebsiella üreyen ve idrarı bazik karakterli olanlarda bu taşın varlığından kuşkulanılmalıdır.
Üriner sistem taş hastalığı olanlarda bulgular sıklık sırasına göre
şu şekilde sıralanabilir;
1. Ağrı
2. Hematüri (İdrarından kan gelmesi)
3. Ateş
4. Bulantı ve kusma
Hastada eğer taş hastalığından şüpheleniliyorsa önce idrar analizi ile beraber direkt grafi alınmalıdır. Direkt
grafide taşın görülemediği durumlarda (ürik asit taşları) ultrasonografi yardımcı olmaktadır. Daha sonra
çekilecek intravenöz pyelografi ile tedavi şeması şekillendirilir.
Tedavide tıkanıklğın hastayı tehdit etmediği durumlarda bol sıvı alımı ile beraber ağrı kesiciler ve hareket
yapılması önerilmektedir. Tıkanıklığın ileri düzeyde olduğu durumlarda hastanın sağlığı açısından bazı
müdahaleler gündeme gelmektedir. Bunlafr açık cerrahi girişim veya endoskopik (kapalı yöntem) yöntem
ile taşın alınması veya dışardan şok dalgaları ile taşın kırılmasıdır (ESWL).
Anasayfa-
Kadın sağlığı - Cinsellik
- Üroloji - Estetik ve Güzellik - Cilt
sağlığı- Ruh sağlığı - Kbb
Göz sağlığı -Diet ve Egzersiz - İlkyardım - Kalp sağlığı-Sinir sağlığı-Genel sağlık-Çocuk sağlığı-Bitki sağlığı-Fizik tedavi-Sevgi
Copyright
1998-2001 www.hastarehberi.Com - Tüm hakları saklıdır.