Annelerin Daha Fazla Güneş Işığına İhtiyacı Var!

Hazırlayan: Prof.
Dr. Şükrü Hatun
Çocuk Sağlığı
ve Hastalıkları Profesörü, Pediatrik Endokrinoloji Uzmanı,
Kocaeli
Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve
Hastalıkları Anabilim Dalı
D vitamini hem vücuttaki kalsiyum ve fosfor metabolizması hem de kemiklerin gelişiminde önemli rol oynayan bir hormon ön maddesidir. Vücuttaki D vitaminin temel kaynağı güneş ışınlarının etkisiyle bağlı deride yapılan D vitamini sentezidir ve bu nedenle çocuk ve erişkinlerdeki D vitamini düzeyleri mevsimlere bağlı büyük değişkenlik göstermektedir. D vitamininin temel görevi çocuklarda büyüyen kemik dokusu (erişkinlerde ise yeniden kemik yapımı için) için gerekli kalsiyum ve fosfor düzeyini sağlamaktır. Vitamin D bağırsaklarda kalsiyum ve fosforun emilimini arttırarak bu görevini yapmaktadır.
Erişkinlerde
D vitamini yetersizliği sorunu
D vitamini daha çok
çocuklarda sık görülen raşitizm sorunu ile gündeme gelmekle
birlikte son yıllarda erişkinlerde D vitamini yetersizliği ve
bunun kemik sağlığı üzerine etkileriyle ilgili tartışmalar
artmıştır. Amerika Birleşik Devletlerinde genel dahiliye
yataklarında yatan 290 hastanın %57’sinde D vitamini
yetersizliği saptanmış ve hastaların %22’sindeki
yetersizliğin şiddetli düzeyde olduğu belirlenmiştir. Benzer
şekilde Hollanda’da çoğu kadın 142 erişkinin %79’unda D
vitamini düzeyleri düşük bulunmuştur. Değişik ülkelerdeki
bu sonuçlar yetersiz D vitamini alımı, iç ortamlarda geçen
yaşam süresinin fazlalığı ve güneş ışınlarından
yararlanmama, hava kirliliğinin ultraviyole ışınlarının
insanlara ulaşmasını engellemesi ve dini inançlara bağlı
örtünme gibi çeşitli faktörlerin etkisiyle erişkinlerdeki D
vitamini yetersizliğinin yaygın bir sorun olduğunu ortaya
koymaktadır.
D vitamini düzeylerindeki düşüklük yalnızca basit bir biyokimyasal bozukluk olmayıp; beraberinde kemik yapım-yıkım hızında artma, osteoporosiz (kemik erimesi=kemik dokusunun azalması) ve hafif osteomalazi (kemik yumuşaması=kemik dokusuna kalsiyum ve fosforun yeterince çökmemesi) ve kalça veya diğer kemiklerdeki kırık ihtimalinde artma gibi fizyolojik, klinik ve patolojik bulgulara yol açmaktadır. Yaşam süresinin uzaması ile birlikte kemik erimesine bağlı kırıkların artması kemik erimesinin önlenmesi konusunda değişik seçenekleri gündeme getirmektedir. Yakın zamanda yayınlanan bir çalışmada günde 500 mg kalsiyum ve 700 IU D vitamini desteğiyle 3 yıllık dönemde, bulgu veren omurga kemikleri dışındaki kemik kırık oranında % 50 azalma olduğunun bildirilmesi, D vitamininin çocukların kemik sağlığı yanında erişkinlerin kemik sağlığındaki rolünü yeniden gündeme getirmiştir.
Annelerde D
vitamini yetersizliği ve bebekler üzerine etkileri
Gelişmekte olan ülkelerde
veya gelişmiş ülkelerdeki etnik topluluklarda annelerdeki D
vitamini yetersizliğinin sık görülen bir sorun olduğu
bilinmektedir. Pakistan’da yeni doğum yapmış kadınların
%48’inde şiddetli düzeyde D vitamini yetersizliği olduğu
saptanmış ve annelerin D vitamini düzeyi ile 3 aydan küçük
bebeklerin D vitamini düzeyleri arasında anlamlı ilişki
olduğu gösterilmiştir. Benzer bulgular Kuzey Amerika ve Avrupa
ülkelerinde de saptanmıştır.
D vitamini yetersizliği anneleri etkilemekle birlikte esas etkisini bebekler üzerinde göstermektedir. Bu etkilerin başlıcaları, büyüme geriliği, kemik dokusu gelişiminde gerilik [kendini doğumsal raşitizm (konjenital rikets), kafa kemiklerinde yumuşama (kraniotabes), geniş bıngıldak (fontanel), kemik mineral yoğunluğunda azalma ve kemikleşme merkezlerinin gelişim hızlarında yavaşlama ile gösterir], dişlerde enamel hipoplazisi ve kalsiyum dengesi bozukluklarıdır.
Annelerin D vitamin düzeyleri süt verme döneminde anne sütü içindeki D vitamini miktarını doğrudan etkilemektedir. Bebeklerin serum D vitamin düzeyleri sekizinci haftadan sonra annenin D vitamin durumundan etkilenmekle birlikte esas olarak güneş ışığına maruz kalma miktarına göre değişmektedir. Bebeklerin D vitamini düzeylerinin korunması için çıplakken (üzerinde yalnızca bez varken) haftada 30 dakika, giyinikken ise haftada 2 saat güneş görmeleri gerekmektedir. Güneş ışığından yeterli ölçüde yararlanamayan bebeklerin annelerinin de D vitamini düzeyleri düşük olduğunda (anne sütü D vitamini düzeyi de buna bağlı düşecektir) raşitizm riski artmaktadır.
Güneş
Işığından Yararlanma ve Ülkemizdeki Annelerde D vitamini
Yetersizliği Sorunu
Ülkemizde uzun zamandan
beri değişik ölçülerde annelerin D vitamini yetersizliği
sorunu olduğu üzerinde durulmaktadır. Hasanoğlu ve
arkadaşları 1981 Anakara Doğumevi ve Hacettepe Tıp
Fakültesi’nde doğum yapan annelerin %20’sinde D vitamini
yetersizliği saptanırken, Aydın ve arkadaşları tarafından
1988’de İstanbul’da yapılan bir araştırmada kış sonu ve
yaz sonu incelenen toplam 100 doğum yapan kadın arasında kış
sonu doğum yapan kadınların ortalama 25(OH) D vitamini
düzeyini belirgin ölçüde düşük bulmuşlardır.
Son yıllarda annelerde D
vitamini durumunu inceleyen araştırmalar 15-20 yılda
ülkemizdeki sosyoekonomik değişimlere rağmen annelerde D
vitamini yetersizliğinin sıklığında ve şiddetinde bir
azalma olmadığını göstermektedir. Son iki yıl içinde
İstanbul, Ankara ve Kocaeli’nde yapılan bu çalışmaların
özet sonuçları Tablo 1’de sunulmuştur. Tablodan
anlaşılacağı gibi ülkemizin kentsel bölgelerinde yaşayan
annelerin büyük çoğunluğunda orta veya şiddetli düzeylerde
D vitamini yetersizliği sorunu vardır. Her üç araştırmada
da sosyoekonomik düzey ve örtülü giyinme tarzı ile
annelerdeki D vitamini yetersizliği arasında önemli bir
ilişki olduğu bildirilmektedir. Kocaeli bölgesindeki annelerde
D vitamin yetersizliğinin daha yüksek oranda ve daha şiddetli
düzeyde olmasında araştırmanın kış sonu yapılması kadar
bölgesel faktörlere (kentsel ve endüstriyel hava kirliliği,
sonbaharla birlikte güneşli gün sayısında belirgin azalma,
muhafazakar yaşam tarzı gibi) bağlı görünmektedir. Yakın
zamanda Hindistan’da (Yeni Delhi) yapılan bir çalışmada
hava kirliliğin yüksek olduğu bölgede yaşayan çocukların
25 (OH) D vitamini düzeyinin düşük hava kirliliği
bölgesinde yaşayanlara göre %50 düşük bulunması
(sırasıyla 126 ve 28.2 nmol/l) hem Kocaeli hem de diğer
kentlerdeki yüksek orandaki D vitamini yetersizliği ile hava
kirliliği arasında ilişkiye önem verilmesi gerektiğini
göstermektedir
Sonuçlar ve
öneriler: Annelerin daha çok güneş ışığına ihtiyacı
var!
Annelerdeki D vitamini
yetersizliği, hem anneleri hem de bebekleri etkileyen,
dolayısıyla çocukluktan erişkinliğe kemik sağlığı
üzerinde olumsuz etkileri olan bir halk sağlığı sorunu
olarak önemini korumaktadır. Bu sorun güneş ışığından
yararlanmayı engelleyen çevresel ve yaşam tarzı faktörlerine
bağlı olarak bazı ülkelerde ciddi halk sağlığı sorunu
olarak karşımıza çıkmaktadır. Son yıllardaki
araştırmalar ülkemizde son 20 yılda annelerde D vitamini
yetersizliği sorununun yaygınlığı ve şiddetinde bir azalma
olmadığını göstermektedir.
Güneş ışığı en önemli D vitamini kaynağı olduğundan yeterli güneş ışığı alınabiliyorsa gebelik ve emzirme döneminde D vitamini eklenmesine gerek yoktur. Bununla birlikte yeterli güneş ışığını tanımlamak zordur ve özellikle kışın bazı bölgelerde güneş ışınlarından yararlanma imkanı çok azalmaktadır. Bu nedenle besinlerin D vitamini ile güçlendirilmediği ve yetersiz güneş ışığı alan bölgelerde yaşayan kadınlara gebeliğin son 3 ayında günde 1000 IU D vitamini verilmesi veya son üç ayın başlangıcında bir kez 100.000 IU D vitamini verilmesi önerilmektedir. Bu öneri özellikle örtülü giyim tarzına sahip anneler ve hava kirliliği olan kentlerde yaşayan kadınlar açısından daha önemlidir. Bunun yanında başta genel pratisyenler olmak üzere kadın doğum ve çocuk sağlığı uzmanlarının gebelere ve yeni doğan döneminden itibaren bebeklere yeterli D vitamini sağlanması konusuna daha fazla önem vermeleri gereklidir.
Tablo 1. Günümüzde
Ülkemizin değişik kentlerinde annelerde D vitamini durumu
| İstanbul | Ankara | Kocaeli | |
| Sayı | 48 | 50 | 78 |
| Zaman | Yaz | Ekim-Kasım | Mart-Mayıs |
| 25
(OH)D3 düzeyi < 40 nmol/L kadın oranı (Orta derecede yetersizlik) |
% 67 | % 85 | % 95 |
| 25
(OH)D3 düzeyi <25 nmol/L kadın oranı (Şiddetli yetersizlik) |
% 54 | % 46 | % 80 |
Anasayfa-
Kadın sağlığı - Cinsellik
- Üroloji - Estetik ve Güzellik - Cilt
sağlığı- Ruh sağlığı - Kbb
Göz sağlığı -Diet ve Egzersiz - İlkyardım - Kalp sağlığı-Sinir sağlığı-Genel sağlık-Çocuk sağlığı-Bitki sağlığı-Fizik tedavi-Sevgi
Copyright
1998-2001 www.hastarehberi.Com - Tüm hakları saklıdır.