| DİABETES MELLİTUS ve GEBELİK |

DM ve gebelik birlikteliği
oldukça sıktır.
Her 200
gebelikten birinde pregestasyonel DM (gebelik öncesi diabet) olduğu,
Ek olarak her
200 gebe kadından 5'inde gestasyonel DM (gebelik seyri sırasında diabet) geliştiği
tahmin edilmektedir. İnsülinden önce diabetiklerin gebe
kalması çok nadir bir olaydı ve sonucu genellikle üzücü
idi.
Williams (1909): Maternal mortalite % 30, Fetus kayıp hızı %
65.
Günümüzde perinatal
mortalite % 3-5 (genel
popülasyondan % 1-2 daha fazla), majör konjenital anomali insidansı %
6-12 (genel popülasyonun
3-4 katı).
(Williams JW: Am J Med Sci 137, 1909 Miller E: N Engl J Med 304,
1981 )
FİZYOLOJİ
Gebede fizyolojik süreç ikiye
ayrılır.Gebeliğin ilk yarısı anabolik fazdır. Bu faz artmış beta hücre aktivitesi ve insülin salınımına yol açan
artmış östrojen ve progesteron üretimiyle ilgilidir.
İnsülin üretimindeki artma, sonuçta glikojen ve yağın
depolanmasına yol açar.
Plasentadan glukozun serbest difüzyonundan dolayı fetusa doğru
olan bir akım vardır ve bu, gebelikte gözlenen maternal
düşük AKŞ düzeylerini açıklar. Aminoasitler de kolayca
plasentadan transport edilebilirler. Özellikle glikoneogenezde
çok önemli olan alanin’in artmış transportu maternal
hipoglisemiye katkıda bulunur.
Gebeliğin ikinci
yarısı ise, katabolik
fazdır. Bu dönemde human plasental laktojen (HPL) giderek artan miktarlarda salınır. Bu
hormon insülin etkimesini engelliyerek, insülin direncinde
artışa neden olur. Gebelikte insülin reseptör sayısında
azalma olmaz, direnç muhtemelen postreseptör bir bozukluğa bağlıdır.
FİZYOPATOLOJİ
Diabetik olmayan kişide
insülin üretimindeki artma ile direnç kolaylıkla
kırılabilirken, sınırlı veya hiç insülin rezervi
bulunmayan diabetik hastada hiperglisemiye yol açar. Normal
koşullar altında yeterli insülin sağlayabilen, fakat gebeliğin artan insülin
direncini karşılayamayan kadında, gestasyonel diabet oluşur. Artan HPL düzeyine ek olarak kanda
trigliserid, serbest yağ asitleri, serbest kortizol miktarı da
artar ve insülin direnci ve hiperglisemiye katkıda bulunur.
Lipoliz ve hiperglisemiye artan eğilim ile birlikte, keton
üretiminde de artma gözlenir.
GEBELİKTE
DİYABETOJENİK FAKTÖRLER
Diyabetojenik Plasenta
Hormonları
- Human Plasental Laktojen
- Östrojen
- Progesteron
Diğer Faktörler
İnsülin Yıkımı
WHİTE
SINIFLAMASI
- Klas A: Anormal GTT.
Asemptomatik. Yalnız diyet normoglisemiyi sağlayabilir
- B: Erişkinlerde başlayan
( > 20 yaş)ve kısa süreli (< 10 yıl)
- C: Erken başlayan ( <
19 yaş) ve uzun süreli (10-19 yıl)
- D: 10 yaş altında
başlayan veya çok uzun süreli ( > 20 yıl) veya
minimal vasküler hastalık belirtisi (background
retinopati)
- F: Renal hastalık
- R: Proliferatif retinopati
- RF: Renal hastalık ve
retinopati
- H: Aterosklerotik kalp
hastalığı
- T: Renal transplantasyondan
sonraki gebelik
(Joslin’s Diabetes Mellitus: 1994)
| White |
Toplam |
Preeklampsi |
| Sayı |
% |
| A1 |
114 |
11 |
9.6 |
| A2 |
103 |
6 |
5.8 |
| B |
46 |
5 |
10.9 |
| C |
61 |
8 |
13.1 |
| D, F, R, |
10 |
3 |
30 |
| TOPLAM |
334 |
33 |
9.9 |
(Garner
P.R.: Am J Obstet Gynecol 163, 1990)
DİABETİK
HASTADA GEBELİK KOMPLİKASYONLARI
- Spontan abortus
- İntrauterin fetal ölüm
- Gebeliğin hipertansif
bozuklukları
- Maternal piyelonefrit
- Hidramnios
- Preterm eylem
- Konjenital anomali
- Nöral
- Kaudal
regresyon
- Spina
bifida
- Anensefali
- Kardiyak
- Renal
- Fetal makrozomi
- Hipoglisemi
- Hipokalsemi
- Doğum Travması
- Akut Solunum
Zorluğu
Pregestasyonel DM'ta embriyo
konsepsiyon anından itibaren annedeki metabolik ortamdan
etkilenmekte, gebeliğin ikinci yarısından sonra gelişen
gebelik diabetinde ise annenin metabolik ortamının embriyonel
gelişmeye etkisi olmamakta ve bu nedenle konjenital anomaliler
GDM'da daha az görülmektedir. Ancak her iki diabet tipi de gebeliğin ikinci
yarısından doğuma kadar olan sürede fetüsün büyüme ve
gelişmesini olumsuz olarak etkileyebilmektedir.
Diabetle seyreden gebeliklerdeki fetal sorunların diabetik
annedeki hiperglisemi ve ilişkili metabolitlere bağlı olması
nedeniyle annede konsepsiyon öncesinden başlayarak tüm gebelik
boyunca KŞ ayarının çok iyi yapılması gerekmektedir. Tüm
diabetik gebelerde her zaman optimal KŞ kontroluna
ulaşılamadığı bir gerçektir. Ancak metabolik kontrolde elde
edilecek her olumlu gelişme, komplikasyon açısından önemli
olan glisemik eşik değerleri düşürerek fetüs açısından
yine de yararlı olacaktır.
Roversi tüm
gebelik boyunca insülin dozlarını KŞ düzeyini hipoglisemi
semptomları sınırında tutacak şekilde ayarlamış ve
perinatal mortalite hızını % 3.6 olarak bildirmiştir.
(Roversi GD: Am J Obstet Gynecol 135, 1979 )
Karlson ve Kjelmer'in bir çalışmasında ise, aşağıdaki
sonuçlar alınmıştır.
| 3.
Trimestr Kan Şekeri (mg/dl) |
Perinatal
mortalite |
| > 150 |
% 24 |
| 100 - 150 |
%14 |
| < 100 |
% 3.6 |
(Karlson
K: Am J Obstet Gynecol 112, 1972)
Hipogliseminin potansiyel
etkileri gözönünde bulundurulursa, hastanın öglisemik
olması için sıkı bir glisemik kontrol sağlanmalı ve düzeyin 60-120 mg/dl
arasında tutulmasına özen gösterilmelidir.
METABOLİK
KONTROLÜN KLİNİK UYGULAMASI
- Optimal kontrol için KŞ
günde dört kez ölçülmelidir:
- açlık
- öğle yemeği
öncesi
- akşam yemeği
öncesi ve
- yatma zamanı
- IDDM gebeler haftada bir
kez üç ek ölçüm daha yapmalıdır; bu, her üç ana
öğünden ikişer saat sonra olmalıdır.
- Semptom olmamasına rağmen
saat 03 ölçümleri noktürnal hipoglisemiyi ekarte
etmekte kullanılır.
- Bir çok çalışma; KAN
ŞEKERİNİN BİREY TARAFINDAN AYARLANMASI 'nın
hastanın diabet bilgisini ve kontrol becerisini
artırdığı, hastanede kalış süresini kısalttığı
ve glisemik kontrolu iyileştirdiğini göstermiştir.
GLİKOLİZE
HEMOGLOBİN
- HbA1c dört altı hafta
arasındaki retrospektif glisemik kontrolü gösterir.
- Hemoglobinopatilerde
sınırlı kullanıma sahiptir.
- Orak hücreli
anemideki hemoglobinin yapısal değişikliği
sonucu, elektroforetik HbA1c'nin değer olarak az
görünmesine yol açar.
- Ayrıca talasemide
Hb F'in HbA1c ile aynı hızda bulunması,
HbA1c'nin konsantrasyonunun fazla görünmesine
yol açar.
- HbA1c düzeyi gestasyonel
diabet için tarama testi olarak ve yenidoğanın doğum
ağırlığını tahmin etmek için kullanılamaz. Fakat
bunun yanında avantajları;
- KŞ'ndeki ani
değişikliklerden etkilenmez.
- Kan düzeyi, 4-8
haftalık glisemik kontrolun iyi veya kötü
olduğunu gösterir.
- HbA1c'nin erken
gebelik haftalarında yüksek olması, konjenital
anomali riskinin yüksek olduğunu gösterir.
- II. ve III.
trimesterde yüksek HbA1c düzeyleri perinatal
ölüm, neonatal hipoglisemi ve makrozomi
insidansının artması ile doğru
orantılıdır.
EGZERSİZ
Egzersize olan metabolik
yanıtlar bireyin egzersizin başındaki metabolik durumu ile
değişeceği için egzersiz uygulanacak kişilerde KŞ‘i
çok sıkı takip edilmelidir. Egzersiz, insülin düzeyini
düşürdüğü için, önceden ketoasidoz varsa, onu daha da
kötüleştirir. Bundan dolayı egzersizden önce insülini
azaltmak önerilmez. Diğer yandan insülin fazlalığı
durumunda yapılan egzersiz hipoglisemiye yol açabilir. Bu
problem özellikle gebeliğin ilk yarısında, maternal
dolaşımdan fetal dolaşıma glukoz çekilmesi ile daha da
belirgin olabilir.
- Egzersize bağlı
hipoglisemi şu şekilde giderilebilir:
- İnsülin aktif
olarak egzersiz yapan vücut bölgelerine enjekte
edilmez.
- Karşı
düzenleyici hormon salınımını engelleyecek
ilaç (B-bloker gibi) alınmaz.
- Özellikle
gebeliğin ilk yarısında ve insülinin maksimum
etki zamanında, uzayan ve zorlu egzersiz
yapılmaz.
- Hipoglisemiye
karşı düzenleyici yanıt yokluğunda
egzersizden kaçınılır.
- Egzersiz öncesinde
yüksek protein içeren (süt gibi) ara öğün
alınır.
Yürüme ve bisiklete binme
gibi, hafif veya orta derecedeki egzersiz, IDDM hastalarında
müsküler glukoz uptake'ini artırarak postprandial glukoz
artışını önler. Egzersiz vaskülopatili hastalarda
kontrendikedir. Çünkü
egzersiz sırasında zaten bozulmuş olan kan akımı daha da
bozulacaktır.
PREGESTASYONEL
DİABET
- Diyabetik gebenin
tedavisini
- iç hastalıkları
uzmanı
- endokrinolog
- diyabetolog
- jinekolog
- oftalmolog
- pediatri uzmanı
- neonatolog
- diyet uzmanı
- diyabet eğitim
hemşiresinden oluşan bir ekip üstlenmelidir.
Hedeflenen KŞ değerleri (hipoglisemi ve
açlık ketozisinden kaçınma koşulu ile)
| AKŞ |
60 - 100 mg/dl |
| Postprandial
1. saat KŞ |
100 - 140 mg/dl |
| Postprandial
2. saat KŞ |
100 - 120 mg/dl |
| Gece |
80 - 100 mg/dl |
| Doğum
eylemi sırasında |
60 - 100 mg/dl |
| HbA1c |
Normalden % 1- 2 fazla |
İNSÜLİN
TEDAVİSİ
Jovanoviç, gebelikte insülin
gereksiniminin; n 0.7 Ü/kg/gün'den ortalama 0.3 Ü artış ile
1.0 Ü/kg/gün'e çıktığını saptamıştır.
Obez hastalardaki artış miktarı 0.5-0.7 Ü/kg/gün'dür.
(Jovanovic L: Diabetes Care 5, 1982)
Klasik
İnsülin Tedavisi
- Sabah kahvaltıdan önce
total dozun 2/3'ü yapılır (NPH ve regüler oranı 2:1)
- Akşam yemekten önce total
dozun 1/3'ü yapılır (NPH ve regüler oranı 1:1)
- Daha sonraki doz
ayarlamaları, her bir komponente karşı gelen
glukoz değerlerine göre yapılır. Tedavide
önce NPH, daha sonrasında regüler insülin
dozu ayarlanır. Her seferinde total dozun %
20'si geçilmez. Yanıt 48 saat içinde
çıkmalıdır.
Üçlü
İnsülin Tedavisi
- Sabah kahvaltıdan önce
total dozun 2/3'ü yapılır (NPH ve regüler oranı 2:1)
- Akşam yemekten önce total
dozun 1/6'sı yapılır (Regüler).
- Gece yatmadan önce total
dozun 1/6'sı yapılır (NPH).
Çoklu Günlük
İnsülin Tedavisi
- İnsüline yeni
başlayanlarda 0.6-0.7 Ü/kg ile başlanır.
- Her öğünden önce
regüler insülin yapılır.
- Kahvaltıdan önce
total dozun % 30'u yapılır.
- Öğle yemeğinden
önce total dozun % 22.5'u yapılır.
- Akşam yemeğinden
önce total dozun % 22.5'u yapılır. Ayrıca;
- Gece yatmadan önce
total dozun % 25'i kadar NPH insülin yapılır.
- Bu tedavi şekli ile çok
daha iyi bir glukoz kontrolü sağlanır.
Devamlı Sc
İnsülin Enjeksiyonu
- Sc kateter vasıtası ile
mikroboluslar halinde insülin infüze edilir. Boluslar
arası çok kısa olduğu için, buna devamlı infüzyon
denir. İnfüzyon yeri her 48 saatte bir değiştirilir.
Her öğünden önce bir ek doz yapılır. Oldukça
pratiktir, glisemik kontrolü çok iyi sağlar ve
postprandial hiperglisemiyi engeller.
- Dezavantajları:
- Kullanacak kişinin
kültürlü ve iyi eğitimli olması gerekir.
- Devamlı hekim
gözetiminde olmalıdır. Ciddi hipoglisemi, cilt
infeksiyonu, abse, pompa yetmezliği, kateter
tıkanması yapabilir.
Gün boyunca
hedeflenen KŞ değerlerine ulaşmak için yoğun insülin
tedavisi (multipl enjeksiyon veya insülin pompası) tercih
edilen bir seçenektir. Uygulanan diabetik diyet anne ve
fetüsün beslenmesi için yeterli olmalıdır. Üç ana, üç
ara öğüne bölünmüş olarak gıda alınması KŞ kontrolü
üzerinde olumlu etki sağlar.
Diyabetik gebede günlük beslenme
gereksinimleri
| Kalori |
30 -
35 kcal/kg/gün ( ideal vücut ağ. için) veya 300
kcal/gün + gebelik öncesi gereksinim |
| Karbonhidrat |
Min.
200 g/gün (total kalorinin % 50-55’i) veya 50 g/gün +
gebelik öncesi gereksinim |
| Protein |
1 - 2
g/kg/gün (total kalorinin % 18-20’si) veya 30 g/gün +
gebelik öncesi gereksinim |
| Yağ |
40 -
60 g/gün (total kalorinin % 30’u) |
| Demir |
18
mg/gün |
| Folik
asit |
800
mg/gün |
| Kalsiyum |
1200
mg/gün |
TAKİP (Göz)
- Eğer retinal lezyon
işareti varsa veya son oftalmolojik incelemeden sonra 6
ay geçmişse, tekrar bir değerlendirme yapılmalıdır.
- Oftalmolojik
değerlendirme, en azından gözdibi ve biyomikroskop
incelemesi ve tonometriyi içermelidir.
- Proliferatif retinopati
tedavi edilmeli ve konsepsiyon öncesinde
durdurulmalıdır, çünkü gebelikte progressif olarak
daha kötüleşir.
- Oftalmolojik değerlendirme
her trimesterde en az iki kez yapılmalı ve
gerektiğinde FFA çekilerek laser tedavisi
uygulanmalıdır.
- Eğer diabetik tablo
kontrol altında ise background diabetik retinopati
gebelik boyunca nadiren ilerler.
Takip (Renal)
- Diabet damarları
etkilediği için renal fonksiyon değerlendirmesi çok
önemlidir. Bu, gebelikten önce yapılmalı ve gebelikte
tekrarlanan değerlere referans olmalıdır.
- 24 saatlik idrarda
kreatinin klirens hızı,
- total üriner
protein miktarı hesaplanmalıdır.
- Eğer ilerlemiş nefropati
(ve/veya retinopati) varsa, hastaya gebe kalmaması
önerilebilir.
- Anılan değerler her
trimesterde bakılmalı ve renal fonksiyonlar
bozulduğunda ve hipertansiyon geliştiğinde daha sık
bakılmalıdır.
Takip
(Nöropati)
- Nöral fonksiyonlar ayrıca
gebelik öncesinde değerlendirilmelidir.
- Diabetik gastroparezi,
glisemik iniş çıkışların kontrolünü
zorlaştırır.
- Periferik nöropatinin
gebelikte önemi yoktur, fakat derin tendon
reflekslerinin yokluğu preeklampsi gelişen hastada
hiperrefleksinin gösterilmesini zorlaştırır.
Takip
- İlk ziyarette rutin
laboratuvar değerlendirmesi (Hb, TİT, idrar kültürü)
yapılmalıdır.
- Asemptomatik bakteriüri
bile tedavi edilmelidir. Çünkü bu piyelonefrite ve
sonradan ketoasidoz ve intrauterin fetal ölüme yol
açabilir.
- Bundan dolayı her
trimesterde rutin idrar kültürü yapılmalıdır.
- Ketoasidoz ve ketozis
engellenmelidir.
- Tek başına ketozisin 5
yaşına kadar takip edilmiş ve intrauterin yüksek
ketozise maruz kalmış çocuklarda, öğrenme ve
davranma zorluklarına yol açtığı görülmüştür.
- Bu komplikasyonun
engellenmesi için insülinin gerekli zamanlarda ve
gerekli miktarda alınması sağlanmalı ve enfeksiyöz
nedenler giderilmelidir.
- Antenatal muayene 34.
gebelik haftasına kadar iki haftada bir, daha sonra her
hafta yapılmalıdır.
- USG gebelik boyunca en az
üç kez yapılmalıdır.
- Fetüs, 34. haftadan sonra
her hafta non-stres ve gerekirse stres testi ile, doğum
eylemi sırasında ise sürekli kardiyotokografi ile
izlenmelidir.
DOĞUM
- Normal koşullarda diabetik
gebede doğum, zamanında ve vajinal yolla olmalıdır.
Diabet sezeryan için mutlak bir endikasyon değildir.
- Doğum eylemi sırasında
metabolik kontrol iv GİK infüzyonu ve sık KŞ
ölçümü ile sağlanır. Doğum eylemi sırasında
annenin insülin gereksinimi hızla azalır,
hipoglisemilere dikkat edilmelidir.
Gik İnfüzyonu
- Başlangıç olarak (GİK
solüsyonu): 500 cc % 10 Dextroz + 20 Ü kristalize
insülin + 20 mEq KCl çözeltisi 100 ml/h hızla
verilir.
- B-adrenerjik agonistler,
ritodrin veya glukokortikoid kullanımı insülin
ihtiyacını artırır.
- Plasentanın doğumu ile
birlikte GİK solüsyonu durdurulmalıdır.
Doğumdan hemen sonra bebeğin
yenidoğan yoğun bakım ünitesinde izlenmelidir.
DAÇ'nda hipoglisemi tanı ve tedavisi önemlidir.
Doğumu takiben 30 dk içinde çocukta KŞ ölçülmeli,
hipoglisemi varsa 72 saate kadar izlenmelidir.
Postpartum
İnsülin Dozunun Ayarlanması
- Postpartum dönemde
plasentanın uzaklaşması ile insülin karşıtı bir
çok hormonun anne dolaşımından çekilmesi sonucu,
insülin gereksinimi aniden azalır. Bu nedenle bu
devrede hipoglisemiyi önlemek önemlidir, bundan dolayı
kısa etkili insülin kullanılmalıdır.
- Doz hastanın gebelik
öncesi kullandığı total insülin dozunun 1/2'si
olarak devam ettiirilir. Uygun aralıklarla KŞ profili
çıkartılarak insülin miktarı ayarlanır. Hastanın
insülin dozu ancak postpartum 1.- 2. haftalarda düzene
girer.
DİABETİK
KADINDA GEBELİK KONTRENDİKASYONLARI
- Mutlak Kontrendikasyonlar
- Ağır nefropati
- Ağır iskemik kalp
hastalığı
- Tedaviye yanıt
vermeyen proliferatif retinopati
- Relatif Kontrendikasyonlar
- 35 yaş üzerinde
ve 20 yaşın altında olan Tip I diabetli
hastalar
- Metabolik
kontrolün bozuk olması (HbA1c > % 10)
- Gebeliğin
başlangıcında ağır diyabetik ketoasidoz
gelişmesi
KONTRASEPSİYON
- Kontrasepsiyon yöntemi
etkin ve emin olmalıdır.
- Gençlerde vasküler
komplikasyonu, dislipidemisi ve hipertansiyonu olmayan
olgularda oral kontraseptifler (düşük doz
östrojen/progesteron veya düşük doz progesteron)
kullanılabilir.
- Vasküler hastalık,
özellikle hipertansiyonu ve dislipidemisi olan olgular
diğer yöntemleri (intrauterin araç, bariyer
yöntemleri) uygulamalıdır. Sık vajinal infeksiyon
varlığında intrauterin araç kontrendikedir.
- Yeterli sayıda çocuğu
olan olgularda cerrahi sterilizasyon uygulanabilir.
- Gebelik planlandığında
en az iki ay süre ile optimal metabolik kontrol
sağlandıktan sonra kontrasepsiyon bırakılmalıdır.
- Diabetik kadının erken
dönemde (diabetik komplikasyonlar gelişmeden) çocuk
sahibi olması ve az sayıda çocukla yetinmesi arzu
edilir.
Hastalara adet gecikmesi gibi
gebelik işaretleri belirmeye başlayınca hemen başvurmaları
önerilir. Gebeliğin gerçek süresinin tayin edilmesi, sonradan
erken veya postmatür doğumu engelleyeceği gibi, intrauterin
büyüme geriliğini de tespitte kolaylık sağlayacaktır.
GEBELİK
DİABETİ (GDM)
- Gebelik seyri sırasında
oluşan veya ilk kez gebelikte saptanan değişik
derecedeki karbonhidrat intoleransıdır.
- Sıklıkla doğumdan hemen
sonra kaybolur. Bu olgular daha sonraki yıllarda diabet
gelişimi yönünden yüksek risk grubundadır.
- GDM semptomları genellikle
hafiftir veya yoktur, anne açısından hayati önem
taşımaz.
- Var olan hiperglisemi fetal
morbidite artışına yol açar.
- Bu nedenle GDM tedavisinin
amacı, saptandığı andan doğuma kadar KŞ'nin normal
düzeylerde tutulmasıdır.
- GDM olgularının
saptanması, obstetrik kontrolün önemli bir
parçasıdır.
TANI
- Bütün gebe kadınların
glikoz intoleransı yönünden taranması gereklidir.
- Çünkü tarama için
klasik endikasyonların aranması olguların
saptanmasında yetersiz kalmaktadır.
- Eğer gebelik sorunsuz
geçiyorsa ve gestasyonel diabet riski çok yüksek
değilse ADA’nın önerdiği şekilde 24. ve 28.
gebelik haftaları arasında glukoz testi uygulanabilir.
(American Diabetes Association: Diabetes Care 19: 1996 )
Glukoz Testi
- Günün herhangi bir
saatinde 50 g glukoz ile yükleme yapılır.
- 1 saat sonra venöz kan
örneği alınır.
- > 140 mg/dl olan KŞ
değeri (+) kabul edilir ve kuvvetle gestasyonel diabeti
gösterir.
- Bir sonraki adım OGTT
olacaktır. (American Diabetes Association: Diabetes Care
19: 1996 )
3 Saatlik OGTT
- Test , gece boyunca süren
bir açlık dönemi sonrası sabah yapılır.
- AKŞ düzeyi için kan
örneği alındıktan sonra 100 g oral glukoz verilir.
- Aşağıdaki KŞ
değerlerinden iki veya daha fazlasının saptanması
pozitif olarak kabul edilir.
| Açlık |
105
mg/dl |
| 1.
saat |
195
mg/dl |
| 2.
saat |
165
mg/dl |
| 3.
saat |
145
mg/dl |
American
Diabetes Association: Diabetes Care 19: 1996
Ancak hastada diabet belirti ve
bulguları varsa, gebeliğin hangi döneminde olursa olsun test
hemen uygulanmalıdır.
- Bu belirti ve bulgular
- poliüri,
- polidipsi,
- noktüri,
- tekrarlayan vajinal
infeksiyonlar,
- kilo alamamadır.
(Jovanovic L: Diabetes and Pregnancy, 1986 )
Gestasyonel diabet açısından yüksek risk altındaki gebeler özel ilgi ve erken müdahale
gerektirir.
- Doktorlar:
- obez ve fazla
tartılı kadınlara,
- ailesinde diabet
öyküsü bulunanlara,
- özel bir neden
olmaksızın düşük veya ölü doğum öyküsü
olanlara,
- 4.5 kg veya
üzerinde kiloda bebek doğuranlara,
- bir önceki
gebelikte gestasyonel diabeti olanlara,
- hipertansiyon veya
hiperlipidemisi olanlara,
- anomalili bebek
doğuranlara,
- 30 yaş ve
üzerinde olanlara özellikle dikkat etmelidir.
- Bu
hastalara ilk muayenede glukoz testi mutlaka
yapılmalıdır. (Skyler JS: Diabetes Mellitus,
1981 )
HbA1c ve
früktozamin ölçümlerinin GDM için duyarlı tanı yöntemi
olmadıkları gösterilmiştir.(Comtois R: Am J Obstet Gynecol 160, 1989)
DİYET
GDM tanısı alan tüm olgulara
diyet önerilir.
- Diyet tedavisi ile;
- Normogliseminin
sağlanması,
- Annede uygun
ağırlık artışı (gebelik boyunca 9-12 kg),
- Fetüsün yeterli
gelişimi,
- Açlık
ketonürisinin önlenmesi amaçlanır.
Gebelik Diabetinde Total Kalori İhtiyacı
| Anne
zayıfsa (< % 80n ideal ağırlık) |
40 kcal/mevcut kg/gün |
| Anne
obez ise (% 120-150 ideal ağırlık) |
24 kcal/mevcut kg/gün |
| Anne
morbid obez ise (> % 150 ideal ağırlık) |
12-20 kcal/mevcut kg/gün |
Açlık (105 mg/dl) ve
postprandial 2. saat (120 mg/dl) hiperglisemisi olan GDM'li
olgularda intrauterin ölüm ve neonatal mortalite yüksektir.
Tedavi ile açlık ve postprandial KŞ değerleri normal seyreden
GDM olgularında perinatal mortalite normal gebe popülasyonundan
farklı değildir.
TEDAVİ
- Plasentadan geçmeleri ve
olası yan etkileri nedeniyle tatlandırıcıların gebelikte
kullanımı önerilmemektedir.
- Diyetle AKŞ 105 mg/dl
ve/veya postprandial 2. saat KŞ 120 mg/dl değerleri
sağlanamıyorsa, insülin tedavisi başlanır.
- Etkin tedavi için evde,
kendi kendine glukometre ile KŞ izlemi gereklidir.
- Tedavide yalnızca insan
insülini kullanılmalıdır.
- Gebelik
sırasında OAD ilaçlar kesinlikle kullanılmaz.
Tüm GDM ve pregestasyonel
diyabetli olgularda laktasyon özendirilmelidir.
Doğumdan sonra olguların çoğunun KŞ normale döner. GDM'lı
olguların yaklaşık % 25-30'unda 20 yıl içinde diabet
geliştiği gözönünde bulundurularak, olgular izlenmelidir.
GDM olgularında sonraki gebeliklerde GDM'nın tekrarlama riski
yüksektir.
GENETİK
DANIŞMANLIK
- Tip I
diabetli annenin çocuğunda
Tip I diabet riski % 1-2 dolaylarındadır. Baba Tip I
diabetliise risk
%
6, her
iki ebeveyn Tip I diabetli olduğunda çocuktaki risk % 30'dur.
- Anne ve
babadan birisi Tip II diabetik ise, çocuktaki Tip II diabet riski % 15-20, her ikisi Tip II diabetli
olduğunda
risk % 65-75'dir.
- Genetik danışmanın
görevi gebeliğin, metabolik kontrolun sağlandığı
bir dönemde planlanmasını önermektir.
Derleyen: Uz. Dr. Koray TUNCER ©
Anasayfa-
Kadın sağlığı - Cinsellik
- Üroloji - Estetik ve Güzellik - Cilt
sağlığı- Ruh sağlığı - Kbb
Göz sağlığı -Diet ve Egzersiz - İlkyardım - Kalp sağlığı-Sinir sağlığı-Genel sağlık-Çocuk sağlığı-Bitki sağlığı-Fizik tedavi-Sevgi
Copyright
1998-2001 www.hastarehberi.Com - Tüm hakları saklıdır.