İdeal Gözlük Kullanımı, Bakımı, Muhafazası

Gözlük kullanmaya
başlayan kişilerde, belli bir süre sonra bazı
alışkanlıklar oluşur . Gözlüğü takıp, Çıkarırken,
silerken, bir zemin üzerine koyarken, kordon veya zincirle
boyunda asılı tutarken, baş üzerine kaldırırken,
kılıfına yada kılıfsız cebe çantaya yerleştirirken ortaya
çıkan bazı hareketler, hep benzer biçimde düşünmeden
yapılır.
Bu alışkanlıkların hepsi, gözlüğün ömrünü,
yapısını, ayarlarını etkiler . Eğer bu alışkanlıkların
içinde yanlış bir zorlama, yanlış bir hareket varsa,
gözlük zorlamanın olduğu bölgeden kırılabilir. Bu
olumsuzlukları gidermek için, sırasıyla şunlara dikkat etmek
gerekir:
Gözlük kullanılmadığı zamanlarda,mutlaka sert
koruyucu bir kılıfta muhafaza edilmeli ve mümkün olduğunca
oturulan, dayanılan üzerinde eşya bulundurulan bir zemine
konulmamalıdır.
Oturulan sandalye, koltuk, kanepe, yatak üzerine
bırakılıp unutulan gözlükler her an bir kazaya uğrayabilir
. Böyle bir alışkanlık edinilmişse hemen vazgeçilmesi
gerekir.
Bu durumu anlamak
için gözlük sapları açılarak düzgün (masa üstü vs.) bir
zemine konur. Şayet saplardan biri zemine değmiyorsa,gözlük
yüzde eğri duracaktır. Bu pozisyondayken gözlük halkalarına
yukarıdan bakıldığında, halkalardan biri içe doğru bir
konumda ise, gözlük köprü kısmından eğilmiş demektir. Bu
gözlük yüzde,bir halkası yüze yakın, diğer halkası
gözden uzak duracaktır.
Bunların dışında, sap açıklıkları gövde ile 90
derecelik açı teşkil etmiyor ve dışa doğru açılmamışsa,
gözlük yüze bol gelecek ve düşme eğilimi gösterecektir.
Şayet bu sap bu şekilde açılmışsa, gözlüğün açılan
sap yönünde yüze yaklaştığı görülecektir.
Metal ve plastik çerçevelerde sap vidalarının
gevşemesiyle saplar sık sık cama çarpacak ve cam üzerindeki
kaplama veya polisaja zarar vererek matlaşmasına neden
olacaktır.
Gözlük katlandığında saplar düzgün kapanmıyor,
aşağı veya yukarı doğru doğru açı teşkil ediyorsa, sap
menteşelerinin eğimi yanlıştır. Bu durum gözlüğün
kılıfa girmesini zorlaştır. Gözlük sapları genellikle
düzgündür. Bazen yapımcı firma veya teknisyen gözlükçü
tarafından şakaklar üzerindeki baskıyı azaltmak için hafif
bir kavis verilir. Bilinçli yapılan bu işlem dışında
saplardaki aşağı-yukarı, içe ve dışa eğimler gözlüğün
yüzdeki konforunu olumsuz etkiler. Bu tür ayar bozuklukları
görünümü de kötüleştirir.
Metal gözlüklerde, camları halka içine zapteden
vidalar zamanla gevşeyip camların düşüp kırılmasına neden
olabilir. Fakat bu durum kullanıcıyı daha önceden uyarır.
Gözlük camları silinirken gevşemiş vidalar camın yatak
içinde oynamasına ve ses çıkarmasına neden olur. Bu ses
camın düşebileceğinin de habercisidir.
Özellikle plastik çerçeveleri veya plastik
camlı,plastik ve metal çerçeveleri sıcaklığın 40 dereceyi
geçtiği yerlerde bırakmamak gerekir. Bırakılan
gözlükler,sıcaklıklarının 60-70 dereceye çıkmasıyla
deforme olur, parlaklıklarını kaybederler. Özellikle
yansımasız kaplamalı plastik camların kaplamaları, bu
sıcaklığa dayanamaz.
Silme bezinin
yumuşak, hidrofil (su tutucu) ve cam üzerinde kolay hareket
eden malzemeden olmasına titizlik gösterilmeli, silme bezi
içinde kum, toz, kir olmamalıdır.
Eğer çıkmayan kirler varsa, özel temizleyiciler
spraylar, kir çözücü emdirilmiş kağıtlar kullanılabilir.
Bunlar yoksa, her cama bir damla şampuan veya benzeri yüzey
aktif sıvılar damlatılarak camlar parmakla ovalanır. Deterjan
kullanılmamalıdır. Bol su ile durulanarak suyu silkelendikten
sonra yukarıda anlatılan şekilde temizlik tekrarlanır.
Temizlik üzerinde bu kadar uzun durmamızın nedeni,
gözlüğe en çok zararın bu aşamada verilmesindendir. Birçok
sanayi ürününün kullanma kılavuzu, ürünün ambalajı
içine yerleştirilir. İnsanların saat gözlük gibi
eşyalarını kullana kullana öğrendikleri varsayılarak buna
gerek duyulmaz. Bir eşyayı uzun süre ve ideal formunda
kullanmak, ancak bazı kurallara uymak ve bu kuralları
alışkanlığa dönüştürmekle mümkündür. Kravatla
gömlekle silerek, camları zemine değecek şekilde koyarak, tek
elle ve hızla yüzden çekip alarak, koruyucu olmayan
kılıflarda, çantada veya cepte taşıyarak, rastgele yerlerde
unutarak gözlüğün uzun süreli kullanılması zordur.
Günlük yaşamın vazgeçilmez bir unsuru olan böyle bir
eşyanın ideal kullanımı, ekonomik ömrünü birkaç kat
uzatır.
Gözlük Çerçevesi Deformasyonları
İlk alınışta
gözlük çerçevelerinde teknisyen dikkatinden kaçan bazı
deformasyonlar olduğu gibi , kullanım ve taşıma
yanlışlıkları sonucu da çerçeve deformasyonlara
uğrayabilir. Böylece bir deformasyon tespit edildiğinde, zaman
geçirmeden optisyene başvurarak bu durumun düzeltilmesi ve
ideal duruma getirilmesi gerekir.
Burun köprüsünün tam ortasından dikine bir düzlem
bulunduğu varsayılarak , sağ ve sol gövdelere
bakıldığında her iki tarafta simetrik olmalıdır.
Gövdenin göz tarafında kalan iç kısmına 180 derecede
bir düzlem konduğunda (menteşelere dayanacak şekilde) sağ ve
sol halkalar bu düzleme eşit mesafede olmalıdır. Bu eşitlik
aynı zamanda ,camların merkezlerinin korneaya eşit uzaklıkta
olmasını sağlayacaktır. (sağda ve solda çok farklı
dyoptriler istisnadır)
Eğer şaşılık (strabismus) yoksa , göz bebekleri sağ
ve solda aynı yerde olmalıdır. Yine eğri burun istisnadır.
Zira burunda sağa veya sola doğru bir eğiklik varsa , gözlük
çerçevesi yüzde tam simetrik durmayacaktır.
Gözlük gövdesinin her iki yandan bakıldığında
yanağa doğru eğimi (pantoskopik açısı)eşit olmalı ve
yanağa değmemelidir.
Sapların kulak arkasına dönen kısmı, kafa ile
kulağın birleşme eğrisini takip edecek gibi olmalıdır.
Sapın en uç noktası, hem kulak arkasına hem de kafa
derisine fazla baskı yapmamalıdır.
Gözlük sapları açılarak önce düz, sonra ters bir
şekilde düzgün masa üstü gibi bir zemine koyulduğunda , sap
uçları veya büküm yerleri masaya değmelidir.
Saplar gövdeyle 90 derecelik bir açı yapmalı ve saplar
düz bir biçimde kıvrım yerine uzanmalıdır. (şakakları
geniş kişiler için verilmiş dışa doğru bombeler
istisnadır.)
Metal çerçevelerde, plaketlerin kaynak yerlerinden
başlayarak eğim ve kıvrımlar simetrik olmalıdır.(yine eğri
burunlar için özel yapılmış ayarlar istisnadır.)
Sap uzunlukları ve büküm yerleri eşit olmalıdır.
(kişinin bir kulağı önde bir kulağı geride ise,yapılan
ayar istisna kabul edilir.) Sap uçları camlara temas
etmemelidir.
Çerçeve gövdesindeki camı sıkıştıran vidalar
gevşek olmamalıdır. Keza, sapların menteşe vidaları yeteri
kadar sıkı olmalıdır. Camı tutan vidalar sonuna kadar
sıkışmalı, arada açıklık kalmamalıdır. Menteşe
vidaları zamanla gevşemeye meyillidir. Vidaların gevşeyip
düşmesini önlemek için somun kullanılmalı veya vidanın uç
kısmı preslenerek çıkması önlenmelidir.
Çerçevenin gövdesinin öne veya saplara doğru eğimi
fazla olmamalıdır.
Gözlükte Deformasyonlar Neden Zararlıdır ?
Gözlükte deformasyonlar , hem estetik açıdan , hem fonksiyonları açısından hoş olmayan görüntüler ve sonuçlar doğurur . Yüzde çarpık duran bir gözlük , bir yandan kişiyi, bir yandan da beraber olduğu insanları olumsuz biçimde etkiler. Ayrıca deforme olan gözlük, cilde pişik veya kızarıklık gibi zararlar verir .Çünkü ağırlıklar burun üzerine ve saplara eşit dağılmaz . Kaykılmalar veya ince, yüzeysel baskılar kulak arkasında, şakaklarda ve burun üzerinde acı ve ağrı verir .Gözlüğün görme fonksiyonlarını bozar, astigmatik ve prizmatik etkiler meydana getirerek bulanık görmeye, çift görmeye ve görme yorgunluğuna, dolayısıyla baş ağrısına neden olur.
Yukarıda
saydığımız tüm olumsuzluklar, ancak işinin ehli bir usta
teknisyen tarafından düzeltilir. Bu tür ayar bozuklukları ,
eğrilikleri, gevşemeleri konunun dışında birinin yapması
zor ve risktir.
Gözlükçünün çeşitli cihaz ve el aletleriyle kolayca
ve kısa sürede yapabileceği bir ayar,yanlış ellerde
kırılmayla sonuçlanabilir. Ziyaretlerin gözlük kullananın
lehine bazı yararları da vardır. Bu ziyaret esnasında
gözlüğe derin temizleme yapılır,(ultra saundlu yıkama
cihazında)gevşeyen vidalar sıkıştırılır. Eskiyen,
yeşilleşen, rengi değişen burun padleri değiştirilir.
Şayet ilgilenilir ise yeni teknolojik gelişmelerden haberdar
olunur. Cam ve çerçevenin miadının dolup dolmadığına karar
verilir.
Her gözlüğün,
kişiden kişiye değişen bir kullanma süresi vardır. Bu süre
alışkanlıklara, takış süresine, sık takıp
çıkarılmasına, muhafaza şekline kişinin terlemesi ve
terindeki terkibe göre değişir.
Eğer terin çok asitli bir terkibi varsa, metal
çerçevenin kaplamaları bu terkipten etkilenerek bozulacak, baz
materyaldeki bakırı oksitleyerek yeşil renk almasına, giderek
korrozyona ve yüzeyin törpü gibi pürüzlenmesine neden
olacaktır. Özellikle cilde temas halindeki saplarda ve
gözlüğün gövdesinin alt kısmında yanağa değme varsa
meydana gelen bu oluşum son derece ciddi cilt reaksiyonlarına
zemin hazırlayacaktır. Ciltte iritasyon, saç dökülmesi ve
allerjik reaksiyonlar, giderek iyileşmeyen yaralara
dönüşecektir. Bu durum önemsenmez ise,cilt kanserine kadar
giden rahatsızlıklar meydana gelebilir.
Mükemmel kalite ve mükemmel sağlamlık istenildiğinde,
çerçeve köprüsündeki alaşımın sert ve dayanıklı olması
sağ sol halkalarda ise yumuşak kolay biçim verilen bir
alaşım seçilmesi şarttır. Saplarda kullanılan alaşım
bazen üç değişik özellik taşır: Sapın menteşeye yakın
yerleri kalın sert, orta bölge esnek, plastik uçların
geçirildiği mil kısmı yumuşak kolay bükülen nitelik
kazandırır.(ki optisyen kolayca kulak arkasına bükerek
ayarlayabilsin.) Alaşıma bu özellikler kazandırılırken
yapılan işlemler , maliyetede etki eder. Mükemmel
arayışındaki firmalar , bu bıktırıcı işlemleri
yüksünmeden yaparlar. Amaçları, kazandıkları imajı
güçlendirmek ve prestij sağlamaktır. Firmalar arası rekabet
kalite arayışını en çok motive eden unsurdur. Yukarıda
saydığımız nedenlerle, çok kaliteli bir çerçeveye ömür
biçmek zordur. Çok sağlam bir gözlük, kötü kullanımla
çok kısa sürede bozulabilir. Bu itibarla, gözlük
çerçevesine yapımcı firmaların verdiği garanti, sadece
imalat hatalarını içerir. Kullanım yanlışlığından
meydana gelen kırılma veya bozulmalara bir garanti verilmez.
Şimdiye kadar söylediklerimizi özetleyecek olursak
;kaplaması bozulmuş metal gözlük çerçevesi
değiştirilmelidir. Ayrıca metal yorgunluğuna başlamış ,
kolayca deforme olan çerçeveler ile vida yatakları,
menteşeleri bozulmuş bağlantıları çatlayarak zayıflamış
çerçeveler değiştirilmelidir. Plastik çerçevelerde saplarda
pütürlenmeler ,ter asidinden beyazlanmalar olduğunda, plastik
malzeme ayar yapılamayacak derecede sertleştiğinde,
çatlamalar başladığında değiştirmek gerekir.
Unutulmamalıdır ki, değişme zamanı gelmiş, ana materyali
bozulmuş, deforme olmuş, camları çizilmiş, matlaşmış,
kanallarına temizlenemeyen kirler birikmiş bir gözlüğü
kullanmakta ısrar etmek sağlıklı değildir. Bu görünümdeki
biriyle ilişkide olan insanlar gözlüğün durumundan farkında
olmadan rahatsız olurlar.
kaynak: optik rehberim
Anasayfa-
Kadın sağlığı - Cinsellik
- Üroloji - Estetik ve Güzellik - Cilt
sağlığı- Ruh sağlığı - Kbb
Göz sağlığı -Diet ve Egzersiz - İlkyardım - Kalp sağlığı-Sinir sağlığı-Genel sağlık-Çocuk sağlığı-Bitki sağlığı-Fizik tedavi-Sevgi
Copyright
1998-2001 www.hastarehberi.Com - Tüm hakları saklıdır.